| Yavru kedilere anne şefkati |
| Editör tarafından yazıldı |
| Pazar, 13 Haziran 2010 15:46 |
Pabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.
Bu mutluluk tablosuna sahne olan evde, ayrıca iki yetişkin kedi ve kocaman bir köpek daha var Barınaklarda açlık çeken köpekler, ormanda itlaf edilenler, kaza geçirmiş bir kedi, terk edilmiş yaşlı bir terrier... Bunlar her hafta bize ulaşan hayvan hikâyelerinden sadece birkaçı... Bazen, 'Peki 'dostlarımız'ın dünyasında hiç mi güzel şeyler olmuyor?' diye düşünüyorum. Az belki, ama hayvanların dünyasından bize ulaşan haberler arasında iyi olanlar da var. Bu seferki işte böyle mutlu bir hikâye. Haberimizin kahramanlarını Facebook'ta gördüm ve ilk başta inanamadım. Kocaman beyaz bir Golden Retriever'ın koynunda, minicik yavru kediler uyuyordu. Birlikte bir sürü fotoğrafları vardı ve hepsi birbirinden güzeldi. Biz de onları yakından görmeye karar verdik ve fotoğrafçı arkadaşım Tijen'le birlikte, hayvan dostu Güroy ailesinin kapısını çaldık. Ve gördük ki, ailenin hayvan nüfusu çok daha kalabalıkmış. Güroy ailesi, aralarına katılan dört ayaklı misafirleriyle oldukça genişlemiş durumda. İlk olarak Pelte gelmiş yedi yıl önce. Sokakta ölmek üzereyken bulup getirmişler eve. Ailenin bütün bireyleri onu çok sevmiş ve hep el üstünde tutulmuş. Ancak saltanatı bir yıl sürmüş. Çünkü evin büyük kızı Gizem, okulda bulduğu yavru kediyi eve getirince, Pelte bu işe biraz bozulmuş. Yeni kediye Bıdık adını vermişler. O, Pelte'nin aksine çok sakin ve uyumlu bir kedi olmuş. Pelte ve Bıdık aralarındaki hiyerarşiyi tam oturtmaya çalışırken, bu kez eve bir yavru köpek gelmiş. Gizem hep köpek istiyormuş ve ailesi ona Pabuç'u hediye etmiş. Zavallı Pabuç kedilerle dostluk kurma çabalarına hiç yanıt alamamış. Özellikle de Pelte, onu birkaç kez hırpalamış. Bir keresinde gözünü çizmiş ve Pabuç ameliyat olmak zorunda kalmış. En sonunda birbirlerinden uzak durarak anlaşmaya varmışlar. Derken Pabuç hamile kalmış. 10 ay önce de tam 12 yavru dünyaya getirmiş. Bunların ikisi yaşamamış. Diğerlerini büyütebilmek için Güroy ailesinin bireyleri, keyifli ama bir o kadar da zorlu bir dönem yaşamışlar. Biraz büyüyüp serpilen kardeşleri, tek tek sahiplendirmişler. İçlerinden biri olan Bambam, bir süre sonra geri iade edilmiş, Güroylar onu da ailelerine katmaya karar vermiş. Yavrulardan birinin sinir sisteminde bir problem var. Denge sorunu yaşıyor. Ona özel ilgi gösterebilecek biri bakmalı. Kendi yemeğini yiyor ama diğerleri kadar özgür değil. Bazen yemeğin içine düşüyor." Evde bu kadar hayvan olmasından çok mutlu olduklarını belirten Gizem Güroy, "Hayvansız bir ev düşünemiyorum," diyor ve devam ediyor: "Özellikle köpekler çok büyük mutluluk kaynağı. Karşılıksız bir sevgi veriyorlar. Bu, insanlarda yok. Hayvanlarda var. Türkiye'de hayvan istismarı çok fazla. Hayvanlara eziyet edenlerin insanlıklarından şüphe duyuyorum açıkçası. Şu küçücük yavruları bile çöpe atabiliyorlar. Bu nasıl bir vicdandır? Bizim yaşadığımız yer hayvansever bir semt ama ona rağmen bunu yapabilecek kişiler de var. Bu yüzden biz ve bizim gibiler sokak hayvanlarını korumak zorundalar. Ben, annesiz yavruları alıp kurtarıp sahiplendirmeyi, sosyal bir sorumluluk olarak görüyorum." |